1 Kasım 2012 Perşembe

Sesin kulağımda,
ruhuma su serpiyor inceden inceden

Yolculuğa çıkıyorum senle,
amaç sadece bir arada olmak

Yürüyoruz alabildiğince,
aşkla muhabbetle

Seyre dalıyoruz gün batımını,
etrafta sen, ben ve martılar

Alışkın değiliz yalnız gezmelere,
bir şaşkınlık var üstümüzde,seyirlik bildiğin.

Ara ara muhabbet koyulaşıyor,
bazen sessizliğe kulak veriyoruz senle

Hayallere dalıyoruz,hayallere,hayallere...

4 Mart 2012 Pazar

bekleyiş

Arayıp da bulamadığımız hayatlar,
bazen  gelir bir rüzgar gibi karşımıza çıkar,
hissederiz,  güzel gelir.
Farkına varmadan bütün bedenimizi okşasın isteriz.
Yine farkına varmadan çekip gitmesine yol veririz.
Hayatımız hep bekleyişler içerisinde akıp gitmekte,
bir yol ağzında.
Bekleyişlerle geçer ömrümüz,
bir göz açıp kapama sırasında.
Bazen bekleyişte olduğumuzu da unuturuz,
kendi yalnızlığımızda.
Tanımadığımız tenleri beklemekle geçer,
biz farkına varmadan hayatımız.
Bekleyiş hayatımızla bütünleşir,
yaşama şeklimiz olur,
tabi yine farkına varmadan olur bütün bunlar.
Ta ki biri gelip bizi uyandırana kadar.
Aslında alışmıştık farkına varmamaya ,
hayatımızla bütünleştirmiştik bekleyişimizi.
Ta ki biri gelip gönlümüze mekan kurana kadar.
Hayatımız bekleyiş olmaktan çıkıyor muydu?
Bilinmez.
Ama bir gerçek vardı...
Bekleyişler son bulur mu dersin?
Bulabilir, yine bir yalnız bekleme sırasında.
Bekleyişler kavuşmalara gebedir.
Hep bu ümitle var olur bekleyişler.
Yaşamadığımız,
yaşayamadığımız,
yaşayıp farkına varamadığımız hayatları
bize sunacak insanı aramakla geçiyor hayatımız.

25 Ocak 2012 Çarşamba

yağmur yağsın sadece

gizemli oluşundaydı
belki de bütün sır
senden gelecek olan her şeye 
bir cevap hazır 
her an,beynime
damla damla kazınır
düşlenilen hayallerin yağmuru gibi
neden mi?
nedensiz her zaman
yağsın istedim
ruhumu,O olsun ıslatan
bilirdim
yağmur gizemlidir kimi zaman
işte benim
o zamanı kovalayan
sadece yağsın istedim
yağmur yağsın istedim






12 Ocak 2012 Perşembe

sorular

sorular, sorular...
cevaplanmaya hazır mı sorular?
ya doğrular ya da yanlışlar.
beklenmeyen sorular
bir anda sorulur
sorular, sorular...
bitmek tükenmek bilmeyen sorular.
sorular,cevap almak adına mı sorulur?
cevapsız kalsın sorular.


her soru kendine cevap ister.
peki ya cevabı olmayan sorular
onlara ne demeli?
yetim,öksüz,kimsesiz ne demeli?
sorular merak ister.
merak ürünüdür sorular.
keşfedilmeyi bekler her zaman.
değer görmek ister sorular.
yalnızca var olmayı ister sorular.
sorulmaya hasrettir sorular.

31 Aralık 2011 Cumartesi

tutsak

                        
bağlanmak
birine körü körüne
sanki ondan öncesi yokmuş gibi.
dalgalanmak
denizi dövercesine.
olur da
kavuşturur seveni sevdiğine.
bir selam çakmak 
düşlerin özlemine,öylesine.
ve rastlamak
hayal mi dersin ?

14 Aralık 2011 Çarşamba

sonbahar

Bir umut,
             bir rüzgar,
                           bir sığ deniz...
Alsa da,
            götürse de beni bir yaprak yığını...
Bir fişek,
            bir kurşun,
                            bir haykırış sessiz...
Ölümdü bekleyen,
                   bir gece yarısı çalan kapını...


Özgürlüğe hasret,
                yaralı bir güvercin gibi kapında.
Ve son olmaktaydı,
             bir çift göz bu soğuk kaldırımda.
                                                                                                                                                                     

13 Aralık 2011 Salı

bilinmeyene



Bir kanadım kırıktır şimdi
Bilinmeze aşıktır benliğim
Herkes sen gibidir artık
Aramaktayım meçhulü
Bir gece yarısı gideceğini bile bile
Beklemekteyim gelmeni
Biliyorum gelmeyeceğini ama...
aması var işte...
Dedim ya ben bilinmeze aşığım
Bilerek yapıyorum bunu kendime
Benim tek tesellimdir bu.
Anılarımız yoktu belki
Ama senle hayallerimiz vardı
Uzaklarda bizi bekleyen
Anılarda kaybolmuyorduk seninle
Var olma savaşımız hayaldi bizim.
Hayaldi bizi kavuşturan
Bir gece yarısı vapuru gibi.                                                                                                              

12 Aralık 2011 Pazartesi

var bir telaşımız


Güzelliği bulma adınaydı
bütün telaşımız.
Bazen yolları mesken tuttuk
kendimize.
Bazen meskeniydik yolların.
Menzile varma telaşımız
hep bundandı.
Kimi zaman dostlarla yürüdük,
kimi zaman yalnızdık bu yolda.
Bir gaye taşıyordu bu yürek...
Kimine göre minikti bu yürek;
Aslında yere göğe sığmıyordu ya.
Hayal de olsa gerçek de olsa...
Bir gaye taşımak güzeldi.
Aslında telaşımızda güzel olan.
Bizi bir yerden alıp
telaşımızı güzelleştiren bir ben
var arayıp durduğumuz...